KADINA ŞİDDET Mİ?

29-12-2018

Bir süredir bu konuda yazmak istiyordum lakin uzun zamandır suskunluğuma sebep olmuş birçok olay ve hususlar olması hasebiyle, her kalemi elime alışımda tekrar bırakıyordum. Uzun zamandır iman etmiş görünümündeki çok kalıplı insanların varlığı sebebiyle sürekli afakan basıyor, yazı yazmak hususunda içimde bir isteksizlik oluşuyordu. En çokta yazmama mani olan şey hiç şüphesiz yazılan yazıların, insanların yüreğinde bir şey değiştirip değiştirmediği hususundaki inancımın biraz muallak olmasıdır.

Yazılan binlerce kitap ve makaleye rağmen şu an toplumumuzda herhangi bir şey değişebilmiş değildi. Lâkin geçen evime misafir olan bir yakınımın minik yüreğinden gelen bazı cümleler sebebiyle düşüncem değişti. Hâlâ nasihat edilmesi gereken ve nasihat edildiğinde yüreği kıpır kıpır edecek birilerinin varlığına inanmam gerektiğini düşündüm. 
Zira insanımızda hassaten okuyan kesimimizde kültür ve konuşma gelişiyordu, fakat ahlak, kişilik ve karakter anlamında değişen bir şey olmuyordu. Bu sebeple zaman zaman yazma isteği olsa da, her zaman bu duygularla kırılıp istek kursakta kalıyordu.
Bu kısa açıklamadan sonra konuya girebiliriz. 
Bir süredir feminist rüzgârları ülkemizde o kadar çok eser oldu ki artık bu rüzgâr kasırgaya döndü ve önünde ne aile bıraktı, ne de ailesini terbiye edebilecek güce sahip erkekler bıraktı. 
İnternette bir videoya denk geldim.
Kadın bir erkeğe hitap ederek; “Ben kadınım, benimle düzgün konuşacaksın!” diye hiç tanımadığı bir adama ortada oluşmuş bir tepkiye binaen bağırıp çağırıyor, el kol hareketleri ile yaşça kendisinden çok büyük (belki de babası yaşında) birine böyle hitap ediyordu. 
Kadın bağırıp çağırırken; “eğer kadınsam konuşmana dikkat edeceksin” cümlesi aklıma bir dönem Suudi Arabistan’da önüme kıran bir araca “Ne yapıyorsun” diye çıkıştığımda bana; “ene suudiy-Ben Suudluyum” diyen adamı getirdi. 
Bu cevap karşısında, önce şaşırmış, sonra ona; “Sen gökten mi indin?” deyip tepkimi göstermiştim. 
Onları bu şekilde şımartan sebebin arka planında; Mahkeme de Suudili olmak demek maça 2-0 önde başlamak demektir. O kişi de bunun verdiği üstün olma sarhoşluğu diğer anlamda terbiyesizliği nedeniyle bu denli saygısız bir ruh haline sahipti. Bu günde Ülkemizde aynı durum söz konusu olmaya başladı. Orada Suudilerin kendi ırkına verdiği haksız statü dışardan gelen insanları köle gibi hakir olmasına sebep olurken burada da bu haksız statü Kadına verilmiş ve kadın bu haksız statüyü sonuna kadar kullanarak erkekleri emrine verilmiş köle gibi görmeye başlamıştır.
Kadın her tür iffetsizliği, zorbalığı ve saygısızlığı yapacak, lâkin muhatabı olan erkeğin hiçbir konuşma hakkı olmayacak, öyle mi? Neden? Kadın olmak ilah olmak mıdır? Ya da erkek yerden çıkmışta, kadın gökten mi inmiştir?
Bu yasayı çıkaranlara, sadece 63 yasasını Müslümanların başına bela ettikten sonra, gün gelip iman edince aynı yasadan ceza alan Mehmet Pamak’ın halini hatırlatırım.
Kimin evini, yüreğini ve yuvasını yaktılar ise onların ahı onlarda kalmayacağını unutmamalarını isterim. 
O yasaya imza atan herkesin eşi, kızı bir gün o yasa ile kendilerine döndüğü zaman, ne yapacaklar onu da merak etmekteyim.
Bize Avrupa’nın kokuşmuş kültürünü, beşer yasalarını pazarlayanlar bilmelidir ki; “Müslüman mahallesinde salyangoz satılmaz.” 
Nitekim biz çok iyi biliyoruz ki kadını en iyi tanıyan; Allah Subhânehu ve Teâladır. Kadının ne ile, nasıl mutlu olacağını en iyi bilen O’dur. Kadını en iyi tanıyan Allah Subhânehu ve Teâla ne yapmıştır? Kadının ifadesini başka bir kadın ile desteklemeyi emrederek duygusal olan ve duyguları çoğu zaman birbirine karışabilen kadının diliyle ve eliyle bir afet olmasın, haksız bir hüküm ortaya çıkmasın. Bu sebepledir ki; Talak hakkını kadına değil erkeğe vermiştir. Hatta üç talakın bir tanesini bile kadına vermemiştir. Allah Subhânehu ve Teâla biliyor ki o duygularıyla hareket edecektir. Ufak bir problem ve sıkıntıyı yuvanın yıkılmasına sebep kılabilecektir. Erkeklerin kararlarını duyguları düşük oranda etkiler iken, kadınların duyguları kararlarını kuşatır. O sebeple onlar yaratılış olarak yönetim, idare ve korunma anlamında erkeklerden daha zayıf yaratılmışlardır. 

Merak ediyorum kimdir acaba bu meseleyi Allah'tan daha iyi bilen? Kimdir acaba Kadına Allah'tan daha çok iyilik yapan ve onlar için Allah’tan daha çok düşünceli(!) Yasalar çıkaran. Öyle ya Allah'ın dediğine razı olacak ya da onun hükmüne karşı hüküm çıkarıp lisanı haliyle ondan daha iyi yaptığını ifade etmiş olacaktır… 
Nitekim Rabbimiz buyurdu; ”Allah'ın insanlardan bir kısmını diğerlerine üstün kılması sebebiyle ve mallarından harcama yaptıkları için erkekler kadınların yöneticisi ve koruyucusudur.” (Nisa suresi 34) 
Kadın üzerinde yönetici ve koruyucu olan erkektir ve kadın erkeğe saygı gösterip ondan sevgi beklemek durumundadır. 
Kimse kusura bakmasın bu hususta da susacak ve dahi sessiz kalacak kadar benliğimizi yitirmiş değiliz...
İşte sokaklar bu zihniyetin eseri ile şekillenmiş durumdadır. Bu toplumun gözü gibi koruduğu kadınlar artık gözü çıkarılan insanlar haline döndüler. Kadınların serkeşlik yapmasına sebep olunarak, erkeklerin hiçe sayılıp, onların fıtratlarının kaldıramayacağı durum ile onları karşı karşıya getirdiler. Kadına da kaldıramayacağı sorumluluğu vererek onlara da zulmettiler.

Yarabbi ne durumlara düştük...
Sen bize kitabında; “Erkekler kadınlar üzerine yönetici ve koruyucudur” dedin. 
Resulün; “Kadınlar erkeklerin korumasına muhtaç emanetlerdir” dedi. 
Onlar korunması ve muhafaza edilmesi gereken emanetler iken en çok yücelttiğini dile getirenler tarafından Reklamda, satışta ve duyguların tatmininde kullanılan mal haline getirildiler. 
Bunu anlamak yerine, bu oyuna alet olmak, kadın ve kızlarımıza sevimli geldi. Kadınlarımızın ve kızlarımızın iffeti her nokta da korunması gerekirken şimdilerde ise sadece bazı yerlere mahsus bırakıldı. Onlar hiçbir erkek ortamının konusu olmaması gerekirken, yabancı erkeklerin gönüllerinde ve duygularında yer edinip; kendisini, hayâ, edep, vakar ve namusunu koruyanlar olmaktan uzaklaştılar. Birilerinin dilinde, birilerinin kalbinde, birilerinin gözünde varlığını türlü türlü şekillerde sürdüren varlıklar haline geldiler. 
Şimdilerde mahremi olmaktan çok uzak kimselerin gözünde, kalbinde, gönlünde, sayfalarında, Facebookların’ da, Twitter ve Instagram’ da umumlaştılar. 
Eskiden putlar genelde dişi olurdu ama buna rağmen kadınlar alınan, satılan ve bir değeri olmayan sadece kullanılıp atılan eşya hükmündeydi. 
Şimdilerde de yasalarda tanrı oldular, lâkin hayat kadını adıyla hala para karşılığında alınan ve satılan bu şekli ile en değersiz varlık haline getirilen, ürün satmak için bedeni reklam aracı olarak kullanılan değersiz ve hiçbir mahremi olmayan kimseler haline geldiler… 
“Ya rabbi sen ümmetin kızlarının ve kadınlarının iffetini koru ve muhafaza et, bakmak ve korumakla mükellef olduklarımızı karşımızda değil yanımızda tutarak bize merhamet et, onların kalpleri ile oyna ve onların kalplerini rızana uygun hükümlere meylettir. Sen duaları işitip icabet edersin.”

Abdullatif Mermer 26.12.2018