Güzel Söze tabi olmak!

20-11-2017

  Onlar, sözü dinleyip en güzeline uyarlar. Onlar, Allah’ın kendilerine doğru yolu gösterdiği kimselerdir. Onlar, sağduyu sahibi olanlar onlardır.(1)
Değerli Kardeşim!
Alemlerin Rabbi olan Allah Biz Mü’min Kullarını vasfederken sözün güzeline uyanlar olarak vasfeder (2) ve bizi çokluğa değil güzel olana (3) teveccüh eden olarak vasfeder.(4)  yani biz çokluğa değil Güzel olana (vahye) tabi olmakla sorumluyuz.
Yani toplumun değer addettikleri değildir bizce değerli olan kıymetli olan güzel olan. Bizce değerli olan iman ettiğimiz değerin o şeyi değerli, önemli görmesi ile mümkündür.
Bu gün okumak dediğimizde de aynı kural, kaide ile muhatabızdır. Örneğin; Okumak güzeldir. Alime görede cahile görede, mü’mine görede kafire görede öyleya bilmek okumaktan geçer.
Fakat unutulmamalıdır ki herkes amacına hizmet için okumak der. Yani herkes amaçladığı amaç edindiği şeye ulaşmakta okumayı araç eder. Ya bizim amacımız nedir?
Allah ve Resulü mü?
O zaman masamızda ki yada kitaplığımızda ki yada listeye koyup okumak için sıraladığımız kaç kitap bize Allah Ve Resulünü tanıtmak anlatmak ve yaşatmak amaçlı kaleme alınmış ve kaç tanesini biz bu amaçla okunacak kitaplar arasına koyduk.
Ve biz kendimize dönelim ve soralım Allah için bu gün okuduğumuz ve tavsiye ettiğimiz kaç kitap Allah ve resulü katında okunmaya değerdir.
Kuranın Anlatıldğı ve gündem edildiği mekke şirk devletinde Allah ve Resulünü gündemden düşürmek ve gündemi başka şeylerle meşgul etmek isyenler bu günden hiçte farklı olmayan yabancısı olmadığımız yollara baş vururlar.
Kelbî ve Mukatil derler ki: en-Nadr ibnu’l-Hâris Ticaret için İran’a gider, orada acemlerin kahramanlık hikâyelerini satın alır gelir bunları Kureyş’e anlatır ve: “Muhammed size Ad ve Semûd’un haberlerini anlatıyorsa ben de size Rüstem’in, İsfendiyar’ın ve Kisrâların haberlerini anlatıyorum.” derdi. Kureyş müşrikleri de onun sözünü, anlattıklarını tatlı bularak Kur’ân dinlemeyi bırakıp onu dinlemeye geliyorlardı. (5) Ve akabinde Gündemin ne olması gerekltiği ile alakalı olarak şu ayet nazil olmuştu; İnsanlardan bilgisizce Allah yolundan saptırmak için Hakkı boş sözlerle değişenler ve Allah yolunu alaya alanlar vardır. İşte horlayıcı azâb onlar içindir. (6)
Yani gündemi kuran olan müslümanların gündemine kurana benzediği iddia edilen eserler taşınıyor ve bunlar da var deniyordu.
Bu günün müşteşrik (oryantalistlerin) Gündemimize taşıyıp bizlerinde bilinçli ve bilinçsiz peşinden gittiği Kurani gözüken antikurani kitaplar gibi.
İşte o gün nasıl Allah sözün güzeli olarak kuranı sundu ve boş söz olarak kuranın dışındaki herşeyi ortaya koydu ise bu günde aynen öyledir. ve öyle olmalıdır.
Bu gün okuduğumuz kitap oku emri eksenine giren kitaplar olmalı ve okuduğumuz bütün eserler bir tek kitabı anlatmak için yazılan eserler olmalıdır. Ama iddiası bu değil gerçekten amacı o olmalıdır.
İmam kurtubi  Onlar, sözü dinleyip en güzeline uyarlar. Onlar, Allah’ın kendilerine doğru yolu gösterdiği kimselerdir. Onlar, sağduyu sahibi olanlar onlardır. (7)  ayetini tefsir ederken  sözün güzeli ise Allahın Vahyidir der . (8) ve biz sözün güzeline tabi olma vasfını onu anlatmayı amaçlamış ve gerçekten onu anlatan eserleri okuyup okutarak sahip olabilmekteyiz.
Yani biz ancak  vahye kulak vermek, onu dinlemek, onu okumak ve onu anlamakla o vasfa haiz olabilmekteyiz.
Yine okduğumuz kitaplarla vahyi anlamayı onu yaşamayı hedefliyor isek  bu kitapların yazıların mutlak anlamda Vahiy ekseninde yazılan, yaldızlı sözlerler değil açık ve sarih ifadelerle Vahyi anlatan ve şu ayetin ışığında kaleme alınan eserler olması gerekmektedir. Sizden hayra davet eden, iyiliği emredip, kötülükten uzaklaştıran bir ümmet olsun. İşte kurtuluşa erenler onlardır. (9)Yani ya hayır konuşan yada susan (10) kitaplar makaleler ve yazılar olmalıdır. Ve inanın bir sayfada bir ayetin bir hadisin olmadığı yazılar makaleler ve kitaplar değildir.
Bir şairi taklid edeni her dörtlüğünde mukallidi olduğu şairin kullandığı terimleri kullanarak tanır ve anlarız. Kurandan ve vahiyden besleneni de öyle tanıyabiliriz değil mi?
Mukallidi olduğu şairin sözlerine teveccüh etmeyen onları zevkle mısralarına dörtlüklerine almayan bir mukallid sadece mukallid olduğunu söyleyen ve bununla asılsız bir iddia peşinde olan kişiden başkası değildir. Değil mi? Ara başlıkla konumuza devam edelim…
(bir sonraki sayıda yazı devam edecektir.)
1-    Zumer 18  
2-     Zumer 18  
3-    Esbab-ı nuzulde  ayette geçen murdar içki temiz meşru olanlardır fakat müfessir ulema nuzulü özel olan bu ayetin hükmü geneldir der. Bu konuda bknz el-cemiu li ahkamil kuran İmam Kurtubi
4-     maide 100
5-    Vahidî, Esbâbu’n-Nüzûl, s. 244  
6-    Lokman 6
7-     Zumer 18
8-     aynı ayetin Tefsiri Elceamiuli ahkamil kuran İmam Kurtubi
9-     Aliimran 104
10-     Ebu Hureyre’nin (r.a.) naklettiğine göre: Allah Resulü (a.s.) şöyle buyurmuştur: ”Allah’a ve ahiret gününe iman eden, ya hayır söylesin, yahut sussun. Allah’a ve ahiret gününe iman eden komşusuna ikram etsin. Allah’a ve ahiret gününe iman eden musafirine ikram etsin.” Buhari 5559, Müslim 67, Tirmizi 2424, Ebu Davut 4487, Ibni Mace 3961, Ahmet b.Hanbel Cüz 2 Sayfa 267,433




                                    Abdullatif Mermer